AVRUPA DİLLERİ ÖĞRETİMİ ORTAK ÇERÇEVE PROGRAMI VE
AVRUPA DİL PORTFOLYOSU NEDİR?
Doç. Dr. İsmail Hakkı MİRİCİ
Ulusal Koordinatör
Ülkemiz, Avrupa’da ortak eğitim uygulamalarını öngören Socrates Projesine 24 Ocak 2000 tarihinde 253/2000/EC sayılı Avrupa Konseyi
kararıyla katılmıştır. Bu nedenle, Avrupa ülkelerindeki yabancı dil öğretim
uygulamaları ülkemizde de benimsenmiştir. Avrupa ülkelerinde yabancı dil
öğretimi, Avrupa Konseyi Modern Diller Bölümünce belirlenen eğitim
politikalarına göre yapılmaktadır. Avrupa’da ortak bir yabancı dil öğretim
programı ve yabancı dil öğretiminde ortak bir standart, ortak ölçütler ve buna
dayalı bir araç geliştirmeyi amaçlayan Avrupa Konseyi Modern Diller Bölümü,
Avrupa Dilleri Öğretimi Ortak Çerçeve Programı (The Common European Framework of Reference for Languages)’nı oluşturmuştur. Bugün tüm Avrupa ülkelerinde yabancı dil öğretimi bu çerçeve programa dayalı olarak gerçekleştirilmektedir.
Avrupa Dilleri Öğretimi Ortak Çerçeve Programının Dayandığı Temel Prensipler
Avrupa Dilleri Öğretimi Ortak Çerçeve Programı (ADÖÇ), yabancı dil
öğretimi ve öğrenme düzeyleri için bir göstergeler tablosunu ve geçerliliği
onaylanmış dil yeterliliği ölçütlerini içerir (Bkz.Ek1). ADÖÇ’ün temel amacı, yabancı dil öğretimini üç
temel felsefeye dayandırmaktadır. Bunlar; Öğrenen Özerkliği, Kendini
Değerlendirme ve Kültürel Çeşitlilik olarak sıralanabilir. Bu üç temel
felsefeye dayalı olarak ayrıca, üç ana bölümden oluşan Avrupa Dil Portfolyosu (European Language Portfolio)
geliştirilmiş, ADÖÇ’ün felsefesinin tüm ülkelerde aynı biçimde hayata geçirilmesi ve uygulamalara
ortak bir standart getirilmesi somut biçimde sağlanmaya çalışılmıştır. Avrupa
Dil Protfolyosu (ADP)'nun bölümleri ve ADÖÇ ile ilişkili olduğu eğitim felsefeleri aşağıdaki gibidir:
1-Dil Pasaportu
-konuştuğu diller ve düzeyi ile ilgili bazı kişisel bilgiler
(Kendini Değerlendirme),
- Avrupa Konseyi Modern Diller Bölümü’nce geliştirilmiş dil düzeyi göstergeleri
(Standart Değerlendirme) bulunur.
2-Yabancı Dil Özgeçmişi
- kendini farketme
(Kendini Değerlendirme/Öğrenmeyi Öğrenme/ Özerklik),
-“yapabilirim” ifadeleri
(Kendini Değerlendirme),
-kültürlerarası deneyimler
Kültürel Çeşitlilik)yer alır.
3-Dosya
- sertifika, diploma, proje örnekleri, makaleler gibi belgeler bulunur.
(Kendini Değerlendirme/Özerklik)
Avrupa Dil Portfolyosunun Dayandığı Temel Prensipler
ADP bir ders kitabı ya da bir kaynak
kitap özelliği taşımamaktadır. Öğrenenin kendisine ait bir dosyası niteliği
taşıyan bu portfolyo, bireylerin okul içinde ya da
dışında yabancı dil öğrenimi süreci boyunca kendisinin hangi düzeyde ve hangi
becerileri geliştirmesi gerektiğini kavrayabilmesini ve planlamadan
değerlendirmeye kadar tüm yabancı dil öğretimi sürecine katılımını sağlayan bir
araçtır. Bu da, Avrupa Konseyi’nin özellikle sağlamaya çalıştığı, yabancı
dil öğretiminde “Kendini Değerlendirme” ve “Öğrenen Özerkliği” felsefelerini
desteklemektedir.
ADP’deki ölçütler, ulaşılması planlanan bir
amaçtır. Bu amaca ulaşmada, öğretmenin yapması gereken, sınıfta “Öğrenen
Özerkliği” ve “Kendini Değerlendirme” uygulamalarını ön plana çıkararak ve
“Kültürel Çeşitlilik” gerçeğini de göz önünde bulundurarak öğretme
etkinliklerini gerçekleştirmektir.
Öğretmenin bunu yapmasını sağlamak ve bir standart ölçüt oluşturmak için
hazırlanan Dil Pasaportu, bireyin bildirimlerini temel alarak dolduracak
bilgileri içermektedir. Böylece, bu pasaportta bireyin ne derece dil bildiği,
hangi dil becerisinin Avrupa Konseyince belirlenen ölçütlere göre hangi düzeyde
olduğu bireyin kendisi tarafından belirlenmektedir. O nedenle, bireylerin
yabancı dil öğrenimi süreci başında kendisinin Avrupa Konseyince belirlenen
ortak standartlarda hangi düzeyde ve hangi becerileri geliştirmesi gerektiğini
kavrayabilmesi ve yabancı dil öğrenimleri ile ilgili böylesi bir beyanı doğru
biçimde verebilmesi sağlanmaktadır. Böylece, programın, ders kitabının ve
öğretmenin hedefleri, öğrencinin kendisinin de ulaşmayı amaçladığı hedefleri
haline gelmektedir. Avrupa Konseyi bunu, “Modern Dillerde Öğrenen Özerkliği”
olarak tanımlamaktadır. Modern Dillerde Öğrenen Özerkliği kavramını aşağıdaki
tanımlarla açıklamak mümkündür:
Özerklik: hangi dili öğreneceğine kendisinin
karar vermesi ve yeni bir dili öğrenmeyi aktif ve bağımsız olarak
gerçekleştirebilmesi,
Sorumluluk alma: Öğrenenin kendisine ait
bireysel çalışma plan ve programını dışarıdan yardım alarak ya da almadan
geliştirip uygulayabilmesi,
Kendini yönlendirme: Öğrenenin yeni bir
dili hangi yolla öğrenebileceğini kendisinin belirleyebilmesi ve çeşitli
öğrenme durumlarında kendi bireysel stilini geliştirebilmesi,
ADP, ADÖÇ’na dayalı bir değerlendirme
sistemidir. Bu değerlendirme sistemi, Dinleme, Okuma, Üretimsel konuşma,
Karşılıklı konuşma ve Yazma becerilerine dayalı, A1,A2 (Başlangıç Düzeyi),
B1,B2 (Orta Düzey) ve C1,C2 (İleri Düzey) düzeyleri olarak belirlenmiştir.
Avrupa Dil Portfolyosu’nun işlevleri iki grupta toplanabilir;
1. Kayıt altına alma ve bildirim işlevi: ADP’ye sahip bir birey, portfoyonun
Dil Biyografisi bölümünde kendi öğrenme
stilini, dilsel ve kültürler arası deneyimlerini ve öğrendiği dilleri Avrupa
Konseyince belirlenen ölçütlere göre hangi düzeyde kullandığını belirlemekte ve
kayıt altına almaktadır. Zaman içerisinde de kendisinin yansıttığı bu bilgileri
yeniden değerlendirerek portfolyosunu güncellemektedir.
Böylece bu birey kendi ülkesinde herhangi bir başka okula ya da herhangi bir
Avrupa ülkesine gitmek durumunda kaldığında yeni öğretmeni bireyin kendisi
tarafından portfolyosunda beyan ettiği bilgileri göz
önünde bulunduracak ve ona en yararlı öğrenme ortamını sağlamaya çalışacaktır.
Standartlar ve kullanılan araç (Dil Portfolyosu)
ortak standartları yansıttığı için bu durum öğretmene her hangi bir zorluk
yaratmayacaktır. Bu yönüyle ADP hem bir kayıt aracı hem de bir bildirim aracı
özelliği taşımaktadır.
2. Pedagojik işlevi: Bireyin yeni bir dili öğrenmeye başladığı andan
itibaren sahip olacağı dil portfolyosu, onun yeni bir dili öğrenme sürecinde sürekli
kendini değerlendirmesine, böylece de kendi öğrenme süreci ile ilgili
"farkındalık" özelliğini taşımasına, süreç içerisinde durumunu yeniden değerlendirerek
"kendini değerlendirme" alışkanlığını edinmesine, eksikliğini duyduğu becerilerini geliştirmek
çin öğretmeni ya da çevresindeki insanlardan yardım isteyerek ve bunu da kendi yöntemlerine göre
belirleyerek kendisine ait bir
"özerklik" modelini oluşturmasına olanak sağlayacaktır. Bunlara sahip bir öğrencinin bulunduğu
sınıf, tamamen
"öğrenen merkezli" eğitim veren ve öğretmeninin sürekli
"yansımacı" bir öğretme modeli uyguladığı bir sınıf olacaktır. Öğrenenler her zaman bir
önceki öğrenme durumlarını değerlendirdikleri için ve kendi dil gelişimlerini
ortak ölçütlerle takip etme olanağına sahip oldukları için
"yapılandırmacı" bir öğrenme süreci yaşama olanağına sahip
olacaklar ve öğretmenlerini
"çoklu zeka" anlayışına uygun materyaller geliştirmek için
birbirleriyle yardımlaşarak
"işbirlikçi öğretim" modelini oluşturmaya yönelteceklerdir. Bu bakış açısıyla da Avrupa
Dil Portfolyosunun gerçek anlamda bir pedagojik işlevinin olduğu söylenebilir.
Milli Eğitim Bakanlığı,15-18 ve 10-14 yaş grubu öğrenenler için Avrupa Konseyi Dil
Politikaları Bölümüne 47.2003 ve 80.2006 onay numarası iki adet ADP
geliştirilmiştir. Avrupa ülkelerinde halen uygulanmakta olan ADP’suna dayalı yabancı dil öğretiminin, ülkemizde de ilköğretim
çağından itibaren başlatılması, çocuklarımızın gelecekteki eğitim
etkinliklerinde Avrupalı yaşıtlarından geri kalmamasına olanak sağlayacaktır.
Yani, Lizbon stratejisinde yer alan "her Avrupa vatandaşının 2010 yılına kadar
en az iki yabancı dili konuşur ve anlar düzeyde öğrenmesi" koşulunu yerine
getirmelerinde önemli bir katkı sağlayacaktır.
"Ağaç Yaşken Eğilir" atasözümüzden hareketle, Türk Milli Eğitim
sisteminde Yabancı dil eğitiminin AB ülkelerindekine benzer hale getirilmesi
için, özellikle ilköğretim kademelerinde ADP kullanımının amacına uygun biçimde
yapılması gerekmektedir. Bunun için de portfolyo kullanımını gerektiren eğitim felsefelerinin iyi anlaşılması ve öğretim
etkinliklerinin bu felsefelere dayalı olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. ADP
kullanımının temelinde yatan "Öğrenen Özerkliği", "Kültürel Çeşitlilik" ve
"Öğrenenin Kendini Değerlendirmesi" kavramlarını, çocuklarımıza yabancı dil
öğreten öğretmenlerimizin ve ders araç-gereçleri hazırlayanların göz önünde
bulundurmaları gerekmektedir.
ADÖÇ’na dayalı geliştirilen ADP, basılı bir
materyal olarak kalmak yerine, uygulamalara etkisi olan, çerçeve programın
altında yatan eğitim felsefelerinin yaşama geçirilmesine olanak sağlayan
işlevsel bir araç haline gelmelidir. Bireylere yabancı dil öğreten öğretmenler
zaman zaman öğrencilerinin portfolyolarını öğrencileri ile birlikte inceleyerek onlara dönütler vermeli ve öğrencilerinin
kendi dil öğrenme süreçlerine ilişkin değerlendirmeleri hakkında kendi bakış
açısıyla yorum getirmeli ancak öğrencilerin kendileri hakkında yaptıkları
değerlendirmelere müdahale etmemelidir. Öğretmenler, hazırladıkları ek
materyalleri birbirleriyle paylaşarak öğrencilerin gereksinimlerine göre
hazırlanan materyallerde çeşitlilik sağlanmalıdır.
Avrupa Dil Portfolyosunun Bölümleri ve Kullanımı
Öğrenenin kendi malı olan dil portfolyosu,
kendisi tarafından saklanacak ve yaşı küçük olanlar gerektiğinde öğretmeninin
ve velisini yardımı ile kullanacaktır. Öğrenciyle birlikte değerlendirme
yaparken, öğretmen ve velilerin amacı kesinlikle öğrencinin kendi
değerlendirmesini eleştirmek ya da kontrol etmek olmamalı, öğretmen ya da veli
olarak kendi görüşlerini yansıtmak olmalıdır. Değerlendirme yapılması gereken
bir farklılık söz konusu olursa, bunun sadece öğrencinin kendisi tarafından
dikkate alınması doğru olacaktır.
Portfolyonun bölümleri ve her bir bölümde yapılması gerekenler aşağıdaki gibidir:
1. Dil Pasaportu
Bu belge, öğrenenin dil becerilerinin, sertifikalarının, diplomalarının
ve değişik dillerde edinilmiş deneyimlerinin bir kaydıdır. Bu belgedeki dil
becerileri, "Avrupa Dilleri Öğretimi Ortak Çerçeve Programı"ndaki yeterlik
düzeylerine göre tanımlanmaktadır. Bu ölçek Dil Pasaportu'nda "Kendini
Değerlendirme Tablosu" olarak verilmiştir (Bkz.Ek1).
Dil Pasaportu, Kendini Değerlendirme Tablosu dışında ayrıca aşağıdaki
bölümleri de içermektedir:
a. Avrupa Dilleri Öğretimi Ortak ÇerçeveProgramı’nda belirtilen dil becerileri profili
Bu bölüme öğrenci, ortak ölçütlere göre (A1-C2) hangi dili hangi düzeyde
kullandığını işaretleyecektir. Zaman içerisinde dil kullanımındaki ilerleme ya
da gerilemelere göre bu işaretlemesini değiştirebilecektir. O nedenle
işaretlemeler genelde kurşun kalemle yapılmalıdır.
Aşağıda basit bir tablo örnek olarak verilmiştir.
Dil Becerileri Profili
|
Dil: İngilizce |
|
|
A1 |
A2 |
B1 |
B2 |
C1 |
C2 |
|
DİNLEME |
|
|
|
|
|
|
|
OKUMA |
|
|
|
|
|
|
|
KARŞILIKLI KONUŞMA |
|
|
|
|
|
|
|
ÜRETİMSEL KONUŞMA |
|
|
|
|
|
|
|
YAZMA |
|
|
|
|
|
|
Yukarıdaki tablodan, bu tabloyu dolduran bireyin, İngilizce’yi Avrupa
Konseyince belirlenen ölçütlerde, dinleme becerisinin A1, okuma becerisinin A2,
karşılıklı konuşma becerisinin A1, üretimsel konuşma becerisinin A2 ve yazma
becerisinin A1 düzeyinde olduğunu düşündüğünü ve işaretlemelerini de buna göre
yaptığını anlıyoruz.
Unutulmamalıdır ki birey kendi beyanını hiç bir şekilde bir belge ile
kanıtlamak zorunda değildir. Ancak, bir kuruma baş vurulursa
ve bu kurum belirli bir düzeyde yabancı dil bilme şartı arıyorsa, bireyden bu
işaretlemelerini standart bir uluslararası sınav kuruluşunun verdiği bir belge
ile ispatlamasını isteyebilir. Bunun dışında, bireyin kendi değerlendirmesinin
ispatı koşulu aranamaz. Bu tamamen bireyin kendi değerlendirmesini yansıtan bir
öğrenme aracıdır.
b. Dil geçmişi ve kültürlerarası deneyimleri
Dil Pasaportundaki bu bölümde bireyin öğrendiği yabancı dilin anadil
olarak konuşulduğu ya da konuşulmadığı ülke/ülkelerdeki kültürlerarası
deneyimlerini işaretlemesi beklenmektedir.
c. Sertifika ve diploma kayıtları
Bu bölümde bireyin almış olduğu
diploma ve sertifikaların bir kayıt tablosu yer almaktadır. ADP’nin
Dosya bölümünde bulunan diploma ve sertifikalara ait bilgiler bu tabloda belirtilecektir.
Öğretmenler ve veliler Dil Pasaportu’ndaki bilgileri düzenli olarak
güncellemesinde öğrenciye yardımcı olmalıdır. Gerekli açıklamalar Dil Portfolyosunun
her bölümünün başında verilmektedir.
2. Yabancı Dil Özgeçmişi
Avrupa Dil Portfolyosu’nun bu bölümü, öğrenenin
yabancı dil geçmişinin bir kaydıdır ve öğrenenin dil öğrenim hedeflerini
belirlemesine, kendini ortak ölçütlere göre değerlendirerek dil yetkinliklerini
ve yeni öğrendiği dildeki ilerlemesini kaydetmesine olanak sağlamaktadır.
Yabancı Dil Özgeçmişi dört bölümden oluşur.
a. Dilöğrenim öyküsü
Bu bölümde birey, yabancı dilini öğrendiği okullar ve kurslara ilişkin bilgileri kaydeder.
Doldurmalarla ilgili gerekli açıklamalar ilgili tabloların başlarında verilir.
b. Dil öğrenim sürecini değerlendirme
Bu bölümde bireyin kendisinin nasıl bir öğrenen olduğunu fark etmesine
yardımcı olarak öğrenmeyi öğrenmesine olanak sağlanmaktadır. Bu bölümde çocuklar
için doğru olan öğrenme modellerini belirlenmesinde ve ilgili yerin işaretlenmesinde
gerekirse öğretmen ve veli yardımcı olmalıdır.
Bireyin kendisi için bir öğrenme modeli belirlemesi, öğretme
etkinliklerinde öğretmenin ona yardımcı olmasında da kolaylık sağlayacaktır.
c. Dilve Kültürlerarası deneyimler
Bu bölümde çocuk yabancı dilini nasıl öğrendiğine ilişkin kayıt tutacak
ve farklı kültürlerle ilgili deneyimlerini yansıtacaktır. Tabloların nasıl
doldurulacağına ilişkin açıklamalar bu bölümün de ilgili yerlerinde
verilmektedir.
d. Kişisel dil başarıları
Bu bölümde birey, yabancı dilinde neleri ne düzeyde yapabildiğini
belirleyerek yabancı dildeki yetkinliği açısından kendisini değerlendirecektir.
Bireyin “yapabiliyorum” dedikleri edinimlerini temsil etmektedir. Henüz
yapamadıkları ise hedefleri haline gelmektedir. Böylece programın hedefleri
çocuğun da hedefleri olmaktadır. Bu bölümdeki bireye ait değerlendirmelerle
öğretmen ve velilere ait değerlendirmeler farklılık gösterebilir. Birey bu
değerlendirme farklılıklarını göz önünde bulundurarak çalışmalarını
şekillendirecektir. Öğretmen ve veliler kesinlikle öğrencinin
değerlendirmelerine müdahale etmemelidir.
3. Dosya
Bu bölümde birey, yabancı diline ilişkin sertifikalar, diplomalar, proje
örnekleri,ödevler, mektuplar ya da
günceler gibi belgeleri bulundurur. Dosyasına hangi belgeleri koyacağına ve
nasıl güncelleştireceğine ilişkin kararlar yalnızca öğrenciye ait olmalıdır. Öğrenci,
dosyası çok kalınlaştığında ya da yabancı dil gelişimine göre önemini yitirdiğini düşündüğü
belgeleri yenileri ile değiştirebilir.
ADP kullanımına ilişkin uygulamalar ve örneklerin öğretmenler tarafından çok iyi
bilinmesi ve konunun her boyutuyla çok iyi anlaşılması gerekmektedir. Aksi
takdirde öğretmenler, ADP kullanımının çocuklar için bir angarya, kendileri
içinse bir ek külfet olduğu görüşüne varabilirler. O nedenle, öğretmenlerimizin
ADP kullanımı ile ilgili seminer, sempozyum ve
konferanslara katılmaları, ADP kullanan diğer Avrupa ülkelerindeki
meslektaşları ile etkili iletişim içerisinde olmaları, yaptıkları bu çalışmanın
uzun vadede ülkemizdeki yabancı dil öğrenme sürecine sağlayacağı katkıyı iyi
kestirmeleri ve emeklerinin boşa gitmeyeceğini, bir gün bu yaptıkları
uygulamaların diğer kuşaklara da aktarılarak ülkemizde yabancı dil öğrenme ve
öğretme sürecine yeni bir boyut kazandıracağını anlamalarına olanak
sağlayacaktır. Belki de yıllardır ülkemizde yaşayan herkesin sorduğu "Biz neden
yabancı dil öğrenemiyoruz ve öğretemiyoruz?" sorusunun gelecekte artık sorulmasına
gerek kalmamasını sağlamada önemli bir katkılarının olacağını anlamaları,
öğretmenlerimizi, velilerimizi ve öğrencilerimizi olumlu yönde güdüleyecek
ve beklenen başarının yakalanmasına katkı sağlayacaktır.
O nedenle, öğretmenlerimizin bir akademisyen gibi alanlarıyla ilgili
okumalarının, araştırmalar yapmalarının, deneyimlerini paylaşarak
birbirlerinden güç ve destek almalarının, kabuklarını kırıp, kendilerinin
doğrudan uluslararası iletişim yoluyla bilgiye ulaşmalarının sağlanması son
derece doğru bir karar olacaktır. Bu nedenden dolayı, öğretmenlerimizin,
özellikle yabancı dil öğretmenlerimizin bir yabancı dili iyi derecede
bildiklerini ve kendilerini geliştirmelerinde en önemli rol oynayan bilgiye
yabancı dilde de ulaşma becerisine kendilerinin sahip olduklarını hatırlamalarında
yarar olduğu düşünülebilir.
Özetle, ülkemizde çok yeni bir kavram ve uygulama olan ADP kullanımının
yaygınlaştırılması ve başarıya ulaşması öğretmenlerimizin önünü açan, onları
kendilerini geliştirmeye güdüleyen ve yaptıkları işi
önemseten ve mesleklerine duydukları saygının artmasına olanak sağlayan bir eğitim
politikası olduğu söylenebilir.
Ek 1. YABANCI DİL YETERLİLİĞİ ÖLÇÜTLERİ
(Avrupa Konseyi Modern Diller Bölümünce hazırlanan kaynaklardan uyarlanmıştır)